’Yüksek öğrenimde öğrencilerde mutlaka aşı zorunlu olmalı’

10 ay önce eklendi 45 defa görüntülendi
Koronavirüste vaka sayılarında tüm ülke genelinde olduğu gibi Çanakkale’de de büyük bir artış yaşanıyor. Vakalardaki artış ise Eylül ayında okulların açılması beklenirken yeniden kapanma mı olacak sorularını akıllara getiriyor. Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, ‘’ Yüksek öğrenimde öğrencilerde mutlaka aşı zorunlu olmalı’’ dedi. Koronavirüs mücadelesi sürüyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden tayin olan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener önemli açıklamalarda bulundu. Şener, ‘’ABD mRNA aşısı sonrası myokardit beklenilen sınırın altında. İkinci dozda, erkeklerde, enfeksiyon sonrası daha sık. Yaklaşık toplam 2,8 milyon dozda 23 olgu Aşı çalışmalarında ise; kardiyak yan etkiler milyonda 0.1. Hatta placebodan daha düşük. Aşı ile nedensellik bağı kurmak zor. Çünkü ağır korona da %60 kardiyak tutulum var... Benzer çalışmalarda Fit atletlerin %1'inde cMRI'da korona sırasında kardiyak tutulum zaten görülmüş’’ dedi. ‘’KİŞİSEL EĞİTİMCİLERDE AŞI FİRESİ OLMAMALI’’ Şener, ‘’Eylül ayı okullar açılıyor. Çocuklar için; her ülke kendi stratejisini bilimsel veriler +ülkedeki hastalık yükü+ Aşılanma oranlarına göre belirliyor. Türkiye için olası durumlar Kişisel Eğitimcilerde AŞI firesi olmamalı(tıpkı sağlık çalışanları gibi)…en kıymetlilerimizi emanet ediyoruz. Yüksek öğrenimde öğrencilerde mutlaka aşı zorunlu olmalı- insan hareketi( il değişimi)  +kapalı ortam ( yurtlar, kantinler vb)… 12 yaş altı; çoğu ülke de aşı değil diğer önlemler ile ilerliyor. Burada sıkıntı 7 yaş altında özellikle maske +mesafe sağlamak çok güç. Hatta imkansız. bu yaş grubuna risk faktörü olanlara AŞI düşünülebilir - kanser, böbrek yetmezliği vb… En zor karar- 12 yaş üstü bunu ikiye ayırmak gerekebilir 12-15 yaş…15-17 yaş…15 yaş üstünde malum konu çok tartışılıyor; myokardit- perikardit( ama analizler AŞI lehine)… Yine de tercihe bırakmak olasılık…12-15 yaşta da dünyanın genelinde yaygın uygulama yok; hatta DSÖ çoğu ülkede sağlık çalışanları bile aşılanmamışken bu gruplara beklenmesini öneriyor( felsefik açıdan ) …bu gruplara da risk grubu tanımlanarak yapılabilir?  Peki gerekli mi? Tartışmanın en can alıcı kısmı buradan sonra  Long covid riski var mı? Çok farklı sonuçlar var…bence düşük ihtimal  Virüs yayılımı +Varyant baskısı…bunu da belirleyen toplumda ki Aşılanma oranı…çok tezat ama…toplumsal olarak Aşılanma ile sürü bağışıklığına ulaşılabilseydi; çocuklara aşı gündeme gelmeyebilirdi’’ şeklinde konuştu. ‘’SOSYAL MEDYA HAYATIMIZA İYİ Kİ YÜZYIL GEÇ GİRMİŞ’’ Açıklamalarına devam eden Şener, ‘’Jonas Salk, çocuk felci aşısını buldu(1952)…ve onu çoğu kişi aslında “Ne patenti? O insanlığa ait, patent filan yok. Güneşi patentleyebilir misiniz?" sözleriyle tanır. Yaygın Aşılanma öncesi aşağıdaki gibi polio hasarlı yüzlerce çocuk görmüşsünüzdür. Sosyal medya hayatımıza iyi ki yüzyıl geç girmiş! Düşünsenize itirazları! - Formaldehid ile inative etmiş! Ya içinde canlı kaldı ise? - Ben canlısını isterim! Ölüsü korumaz! - Bunun kırmızı olmayanı var mı? - Yok arkadaş kesin para almıştır! Niye patentsiz bedava versin; herkese! Kesin bir iş var bunda! - Bundan ne kadar sonra alkol alabilirim? - Çocuklarımı aşılatmam! - Onu hayatta ağzıma damlatmam! Kısırlık yapıyormuş! - Göbeğime para yapışıyor’’ dedi. ‘’BİLGİ DEĞİL DEDİKODU SEVİYESİNDE SAĞLIK OKURYAZARLIĞI VAR’’ Aşı karşıtları ile ilgili kişisel gözlemlerini aktaran Şener, ’’Sayıları az ama sosyal medya aracılığı ile karmaşa yaratmakta becerikliler… Bilgi değil dedikodu seviyesinde sağlık okuryazarlığı var… Çoğu ne kendi yazdığının farkında ne okuduğunu anlayacak düzeyde değil… Tartışma kültürü yok… Tez/ antitez kavramına ve münazaraya alışkın olmadıkları için saldırganlar. Çoğu kopyala yapıştır ile kendilerine ait olmayan iddiaları savunduğu için; çabuk pes ediyor…  Aşı tereddütü oluşturmak için- yandaş kazanmak için her türlü hassasiyeti kaşıyorlar; dini, kültürel vb. Saf bir aşı karşıtlığı yok ortada’’ dedi. Şener, ‘’Aklı ve bilimi yücelten,  Başarıyı ödüllendiren,  Adil paylaşan, Birlik olan, Eğitim, Sağlık, Güvenlik politikalarından taviz vermeyen her toplum refaha ulaşıyor. Aşınızı olun…’’ uyarısında bulundu. AŞI KARŞITLIĞINA KARŞI UYARDI “Kendini doktor diye tanıtıp aşı karşıtlığı yapanlara kanmayın!’’ diyen Şener,  Aşı karşıtı hekim profilinden bahsederek, ‘’Andrew Wakefield; kendisi kızamık aşısı ve otizm ile ilişkisini iddia eden bir çalışma yayınladı(1998). Makale bilimsel hatalar nedeniyle sonradan geri çekildi. Ama işin en ilginç olanı ise; bu çalışmadan önce kendisi tek dozda etkili bir kızamık aşısı için patent başvurusu olduğu ortaya çıktı… Yani kendi ürününün kullanım garantisini sağlamaya çalışmış. Yargılandı ve hekimlik yapamıyor İngiltere’de.’’ İfadelerini kullandı. AŞI KARŞITI ÖYKÜLERİ Eski aşı karşıtı öykülerini aktaran Şener, bir vatandaşın  “Aşı karşıtı doktorlara bakarak aşımı olmadım. Korona oldum. Biraz ağır geçti ama Allah’a şükür makinaya bağlanmadım… Şimdi aşı olacağım, hangisini? Kaç doz olayım? Engeli kaldırdığınız için teşekkürler“ diye ifade ettiğini aktardı. ‘’YOĞUN BAKIMLARDA DAHA ÇOK AŞISIZ GÖRECEĞİZ’’ Aşı söz konusu olunca kendini 300 Spartalı’dan biri sanan bir grup var’’ diyen Şener, ‘’Tek vasfı aşı karşıtı hekim olarak tanınmak olanlara kanmayın! Buralar eskiden hep korona hastası doluydu” diyebilmek için Aşınızı olun!Obsesyon ve paranoid sanrılarını bilimsel fikir sanan bir gruba kanmayın! Aşınızı olun! Önümüzdeki günlerde Yoğun Bakımlarda daha çok Aşısız göreceğiz!’’ dedi. ‘’AŞI KARŞITI OKUMUŞLAR GERÇEKTEN BENİ ŞAŞIRTIYOR!’’ Şener, ‘’Aşı karşıtı okumuşlar gerçekten beni şaşırtıyor! Adam daha karşı olduğu mRNA aşılarının kaynak kodunun serbest erişimde olduğunu bilmiyor BioNTech/Pfizer aşısındaki her U yerine ? ile gösterilen 1-methyl-3’-pseudouridylyl’i yeni duymuş! …Sonra tartışma programına çıkacakmış. Ben ile’’ diye konuştu. ‘’TÜRKİYE’DE AŞI KARŞITI ORANI ÇOK YÜKSEK DEĞİL’’ Vaka sayısı her geçen gün artıyor. Çanakkale’de son açıklanan oranlara göre oran yüzbinde  81,06 oldu. Vakaları değerlendiren Şener, ‘’Gördüğümüz vakaların > %90 Aşısız/ tek doz Aşılı…  Kısıtlama gelir mi? Gelmemesi için Aşılılar elinden geleni yapıyor! Çünkü maske- mesafe - el hijyenine uyum Aşılılarda daha iyi… Kısıtlama gelir ise- Aşısızlara gelmeli ( kişisel görüşüm)… trafikte yeşilde  geçene mi? Ceza uyguluyoruz… Aynı mantık…özgürlük vb haklar sadece Aşısızlar için mi? Geçerli!  Saha da gördüğümüz kadarı ile; Türkiye’de AŞI karşıtı oranı çok yüksek değil… Tereddüt yaşayan fazla… Sorularına cevap verince konu netleşiyor ama diğer taraftan da AŞI karşıtı hekimler bu durumu körüklüyor! Sade vatandaşta sadece tereddüt var!’’ dedi. ‘’AŞIYA BAĞLANMIŞ BİR TEK ÖLÜM YOKTUR’’ Sorular üzerine konuşan Şener, ‘’EMA’nın raporunda 276 milyon dozda aşıya bağlanmış bir tek ölüm yoktur! Sayfa 5’de bold yazmış… mRNA nükleusa girmez… nükleustan gelen veriyi alır. Çek valv gibi düşünün… Aksini söyleyen var ise; “alırım anahtarını mayk” iddiaya girmesini tavsiye etmem!  İnaktif Covid 19 aşısı Romatizmal hastalığı olanlarda Faz 4 çalışması… Güvenli ve makul immün yanıt oluşuyor… Aşıların faz 3 ile lafazanlık yapanlara Günaydın Faz 4’lerin sonuçları gelmeye başladı’’ diye konuştu. DEVLETLER ZORUNLU AŞIYI GÜNDEME ALDI Aşının zorunlu olması dünyanın gündeminde yer alıyor. Şener konu ile ilgili bazı örnekler paylaşarak, ‘’Avustralya; yüksek riskli ve yaşlı çalışanlara zorunlu…19 Ağustosdan sonra, İngiltere; yaşlı bakım evi çalışanlarına ekimden sonra, gece klubü gibi kapalı kalabalık alana giriş için eylülden sonra,  Kanada; hazırlık yapıyor 20 Ağustos sonrası sağlık çalışanları aşı olmak istemez ise hasta bakımı değil, pasif göreve alınacak,  Fransa; tüm sağlık çalışanları ve sinema/ tren vb kapalı alana giriş için aşı şartı veya yakın zamanda negatif pcr yada yakın zamanda hastalığı atlatmış olmak zorunlu…12 Ağustos’ta sonrası, Yunanistan; 12 Ağustos’tan sonra tüm yaşlı bakım evi çalışanları için zorunlu…sağlık çalışanlarına eylüle kadar aşılarının tamamlanması zorunlu… kapalı alana giriş ( Restorant vb) aşı kartı zorunlu,  Endonezya’da şubatta zorunlu olmuş, ret edenlere yaklaşık 357 dolar ceza…  İtalya, martta zorunlu yapmış- tüm sağlık çalışanları ve eczacılara…şimdi Restoran’a için hazırlık yapılıyor… Macaristan; 23 Ağustos’tan sonra tüm sağlık çalışanlarına zorunlu… Kazakistan; yirmi kişiden fazla çalışılan kapalı alanda aşı veya belli aralıkla test zorunlu…23 temmuzdan sonra  Rusya’da bir birimde servis çalışanlarının % 60’ından fazlası aşılanmış olmalı şartı Ağustos’tan beri varmış…19 Ağustos dan sonrada restoran, bar vb kapalı alanda oturmak için aşılı ve immün olmak zorunlu… Suudi Arabistan; tüm özel sektör ve resmî çalışanlara aşı zorunluymuş…Mayıs’tan beri…Eğitim, hükümet kurumlarına serbest giriş için ve toplu taşıma kullanabilmek için 1 Ağustos’tan sonra zorunlu…9 Ağustostan sonrada yurt dışı çıkış için 2 doz aşı olmuş olmak şart…  ABD; 29 Ağustos’tan sonra tüm federal çalışanlara aşıyı zorunlu yapmaya hazırlanıyor… yada düzenli korona testi/ seyahat kısıtlaması’’ dedi. ‘’AŞI KARŞITI BİLİM ADAMLARI VAR…’’ Şener, aşı karşıtları ile ilgili,  ‘’Aşı karşıtı aşıyı savunan bilim insanları arasında! “ Aşı karşıtlığı yapanların önce kendi verilerini sunmaları gerekir ki- bilimsel olsun… Yoksa dedikodu ile bilimi kıyaslamış oluruz… ama bunu da çözeceklerine şüphem yok… Nasıl olsa çok saygın (!) aşı karşıtı bilim adamları var… Aşıya sonuna karşı gönüllü denekleri var… Hatta eminim çok laf ettikleri aşı onam formu yerine; ölüm/ sakatlık dahil her türlü sonucu baştan kabul ederek denek olmak için imza da vereceklerdir… Tek engel; etik sorun… Çünkü aşı gibi rüştünü Faz 3 ile ispatlamış; erken/ acil kullanım onayı almış tıbbi bir ürüne karşı hipotez üretip ispatlamaya çalışacaksınız… ama o kadar büyük bir camia, eminim bunu da çözmenin bir yolunu bulabilir… Sosyal medyada bu kadar zaman harcamayın… eğer bilimsel tartışma istiyorsanız, bilimsel verilerinizi görmemiz lazım… Zaten bizimkileri de beğenmiyorsunuz ‘’ dedi. AŞI OLMAYANLARIN ÖYKÜLERİNİ PAYLAŞTI Aşı günlüklerini aktaran Şener, ‘’90’lı yaşlarda karı koca… aynı evden, Erkek hiçbir yandaş hastalığı yok… aşısız ( bana bir şey olmazcılardan) yoğun bakımda entübe… Bayan kanser+yüksek tansiyon 2 doz aşılı+3. Dozu da olmuş… Evde eşinin iyileşmesi için dua ediyor’’ diye konuştu. Ayrıca bir başka hasta öyküsünü paylaşan Şener, ‘’40’lı yaşlarda erkek hasta aşısız… Yoğun bakım sonrası exitus… Aşı olmama gerekçesi 3 kız evladı olması ve erkek çocuk istemesi ve aşılar ile ilgili dedikodulara ( Kısırlık) kanması’’ dedi. VAKA ARTIŞININ SEBEPLERİ Vaka artışının önemli sebeplerini değerlendiren Şener, ‘’ Aşısız ve yarım aşılılar. Aşılı olup maskesiz gezenler. Aşı tereddüdünü körükleyenler’’ diye ifade etti. ÇİN’DEN ÜÇÜNCÜ DOZ ATAĞI ‘’Çin’den üçüncü doz aşı ile ilgili son dakika atağı’’ diyen Şener, ‘’ faz 2 çalışması 18-59 yaş arası…  İki doz ile oluşmuş nAb yanıtı 6-8.ayda düşüyor…  Üçüncü doz (ikinci dozdan 6 ay sonra ) inaktif aşılarda güvenli ve yeterli antikor yanıtı oluşturuyor…  Salgının bölgede ki durumu, enfeksiyon riski ve aşı tedariki göz önüne alınarak uygulanabilir’’ dedi. ‘’AŞI OLMAYANLARDA VİRÜS SAÇILIMI AŞILILARA GÖRE YÜZLERCE KAT YÜKSEK’’ Şener, Kişisel gözlemlerini ve önerilerini aktararak, ‘’ Varyant veya değil Covid 19 nedeniyle hastaneye yatacak ağırlıktaki hastaların tamamı ya Aşısız ya da ikinci dozu bir şekilde yaptır(a)mamış… Vaka sayıları artıyor ve normalleşme devam etsin istiyorsak… Aşı tanımlanmış herkes çift doz aşı olacak… Stratejik iş kolları - virüs saçılım riski maksimum olan… sağlık çalışanları, eğitim, hizmet ( yeme - içme) tamamı aşılanmış olmalı… aşı olmak istemeyenlerin bazı yerlerde- kalabalık - bulaş riski yüksek yerlere girmeden önce negatif PCR/ Antijen testini belgelemeleri istenmeli… çünkü aşı olmayanlarda virüs saçılımı aşılılara göre yüzlerce kat yüksek… Okullara yönelik önlemleri de hayata geçirmeliyiz… aşı veya PCR/ Antijen tarama vb… kış dönemi için’’ dedi. ‘’AŞISIZLARDA NE YAZIK Kİ DURUM DAHA AĞIR SEYREDECEK’’ Önümüzdeki günlerde neler olacağını beklediğini aktaran Şener, ‘’Delta varyant yaygınlaşacak. Aşılılarda görülen enfeksiyonlar hafif/ orta geçirilirken aşısızlarda ne yazık ki durum daha ağır seyredecek… Aşınızı olun! Aşılı grup daha kalabalık olduğu toplumlarda… doğal olarak Aşılılarda enfeksiyon daha yüksek çıkacak. Bunun Aşının koruyuculuğu ile ilgisi yok, sadece pay/ payda olayı’’ dedi. ‘’İLK DOZU OLANLAR İKİNCİ DOZU MUTLAKA OLMALISINIZ’’ Bayram seyran fark etmez’’ diyen Şener, ‘’Vaka artışı iyi değil. Ağustosta yeni bir vaka sıçraması olabilir. Bunu önlemenin yolu aşı. İlk dozu olanlar ikinci dozu mutlaka olmalısınız, yoksa ilk doz da boşa gitmiş olacaktır. Sonbahara kadar bu yarış devam edecek. Eğer Aşılanma oranı artmaz ise başa döneriz. O zaman da kimlerin kulağı çınlayacak belli’’ diye konuştu. ‘’Aşı karşıtı salvoları “küreselciler” “Gates’in adamları” elindeki telefon ile sosyal medyaya yazıyor’’ diyen Şener, ‘’Son sataşma… Şu hani Aşılar korumaz. Her şeyin Doğalı iyidir… Hatta bağışıklığı kuvvetlendiren şunu alın diyenlere; Aklıma takıldı; kuduz şüpheli temasta neden doğal geçirmek dururken veya bağışıklığı kuvvetlendiren satışını yaptığınız ürünler varken içinde bilumum ürün olan kuduz aşısı olmaya koşuyorsunuz? Hatta gerekli olmasa bile takvimi aman tamamlayalım diyorsunuz?’’ diyerek eleştirdi. Muzaffer Cirtel  
Haberi Kaynak Sitede Oku