Gebelik ve tiroid hastalıkları

11 ay önce eklendi 30 defa görüntülendi

Merhaba sevgili okurlar;
Bu haftaki yazım gebeleri ilgilendirmektedir. Önemli bir konu olan ve gebelerimizin dikkat etmesi gereken tiroid hastalıklarından bahsedeceğim.
Tiroid hormonu boynumuzun ön alt kısmında yer alan tiroid bezinden salınır. Vücudun metabolizma, ısı kontrolü, kilo dengesi, sinir sistemi ve kalp damar sistemi üzerine etkileri vardır. Tiroid bezinin az çalışmasına hipotiroidi, çok çalışmasına ise hipertiroidi denir. Her yüz gebeden üçünde hipotiroidi görülmektedir. Hipotiroidinin en sık görülen belirti ve bulguları; yorgunluk, kabızlık, soğuğa karşı hassasiyet, kas krampları, kilo alımı, ciltte kuruluk ve saç dökülmesidir.
Gebelerin genel kan tahlillerin yanında tiroid hormonlarına da mutlaka baktırması gerekir. Çünkü tiroid hormonları bebeğin beyin ve sinir sisteminin gelişimi için çok önemlidir. Bebek gebeliğin 12. haftasına kadar annenin tiroid hormonlarına ihtiyaç duyar. 20. haftadan itibaren ise kendine yetecek tiroid hormonlarını üretmeye başlar. Gebelik öncesinde annede mevcut hipotiroidi hastalığı varsa, verilecek tedavi dozunun hekim tarafından ayarlanması gerekir. Bu yüzden özellikle 20. haftaya kadar tiroid tahlillerinin takibi büyük önem arz etmektedir. TSH dediğimiz tiroid uyarıcı hormonun, gebeliğin ilk 3 ayında 2.5 U/ml, diğer aylarda ise 3.5 U/ml’nin altında olması gerekir.
Gebelikte tiroid hastalıkları açısından bir diğer önemli konu ise iyotdur. İyot tiroid hormonlarının yapımında işe yarayan çok önemli bir yapı taşıdır. Dünyada birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de iyot eksikliği önemli bir sorun teşkil etmektedir. Gebelikte vücudun iyot ihtiyacı daha da artmaktadır. Bu yüzden hamilelik ve emzirme döneminde, günlük besinlerle alınan iyota takviye olarak 100- 150 mcg ek iyot alınması gerekir. İyot; deniz ürünleri, yumurta, süt, peynir, yoğurt gibi besinlerin içinde bulunmaktadır. Ayrıca iyotlu tuz kullanmaya da dikkat etmek gerekir. Son dönemde mutfaklarda sıklıkla kullanılan kaya tuzunda iyot olmadığı bilinmelidir. Hipotiroidi ile takip edilen hastaların bu açıdan dikkatli olması gerekmektedir.
Gebelikte hipertiroidi ise hipotiroidiye göre çok daha az görülmektedir. Hipertiroidinin belirti ve bulguları ise; sinirlilik, titreme, çarpıntı, sık dışkılama, aşırı terleme, sıcağa tahammülsüzlük, kilo kaybı, uykusuzluk ve yüksek tansiyondur. Bunların dışında göz kapağının geç kapanması, açık kalması ve sıklıkla kaval kemiğinin ön kısmında ödem olması (dermopati) bu bulgulardan bazılarıdır. Hipertiroidi sonucunda bebekte yenidoğan hipertiroidisi, hipotiroidi, guatr, rahim içi gelişme geriliği, erken doğum, ölü doğum ve doğumsal anomaliler gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden hipertiroidi hastalarının hekim tarafından yakın takibi gereklidir.
Unutulmaması gereken bir diğer husus da; gebelerin kullanmakta olduğu tiroid ilaçlarını, demir, kalsiyum ve vitamin hapları gibi diğer ilaçlardan en az 4 saat önce veya sonra kullanmasıdır, çünkü birbirleriyle etkileşerek barsaktan emilimlerini bozarlar.
Sonuç olarak; gebeler tiroid hastalıkları açısından dikkatli olmalı, hekim tarafından yakın takip edilmeli, gerekli olduğu durumda iyotlu tuz kullanarak yeterli iyotu almalıdır. Kendinize iyi bakın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Kalın sağlıcakla…

İç Hastalıkları Uzm. Dr. Hüseyin Semiz
drhuseyinsemiz@gmail.com

Haberi Kaynak Sitede Oku