CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I 14. LOUİS’E BENZETTİ..!

5 ay önce eklendi 18 defa görüntülendi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, “Yalnızca adliyede, mahkeme salonlarında değil ekonomide, sağlıkta, her alanda, ama en önemlisi gelir dağılımında büyük bir adaletsizlik var. Toplum derin bir yoksullukla karşı karşıya kaldı. Toplumdaki derin yoksulluğun, yaşanan acıların sorumlusu, en başta bu ucube sistemi Türkiye’de hayata geçirenler. Tüm güçler bir kişide birleşince tablo ortada. Erdoğan, 14. Louis gibi ‘Devlet benim’ diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir şahıs devleti olmayacak” dedi…

 

Muharrem Erkek, CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Katledilişinin 15. yıldönümünde Hrant Dink’in anan Erkek, “Bu topraklarda barışı, kardeşliği asla öldüremeyeceksiniz. 2021 yılı, adaletsizlik pandemisinin yeni varyantlarla daha da büyüdüğü bir yıl oldu” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Erkek, şunları söyledi:

 

ERDOĞAN 14. LOUİS GİBİ ‘DEVLET BENİM’ DİYOR…

 

“Yalnızca adliyede, mahkeme salonlarında değil ekonomide, sağlıkta, her alanda, ama en önemlisi gelir dağılımında büyük bir adaletsizlik var. Toplum derin bir yoksullukla karşı karşıya kaldı. Toplumdaki derin yoksulluğun, yaşanan acıların sorumlusu, en başta bu ucube sistemi Türkiye’de hayata geçirenler. Tüm güçler bir kişide birleşince tablo ortada. Erdoğan, 14. Louis gibi ‘Devlet benim’ diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir şahıs devleti olmayacak.

 

EKONOMİK KRİZİ TEDAVİ EDECEK HUKUK…

 

Bugün Türkiye’deki en değerli ekonomistlere ‘Ekonomik kriz nasıl aşılır’ diye sorduğunuzda, onların verdiği cevap da bizimle aynı. ‘Önce hukuk devleti, önce adalet’ diyorlar. Ekonomik krizi tedavi edecek de hukuk. Onun için bu adalet mücadelesini veriyoruz. Türkiye hukukun üstünlüğünde dünyada 117. sırada olunca enflasyonda yüzde 80’leri geçti. Bu topraklarda hala yatağa aç giren çocuklar varsa, işsizlik ve umutsuzluk karşısında intihara sürüklenen gençler varsa adaletten asla bahsedilemez. Adaletin olmadığı yerde aş, iş, ekmek de olmuyor. Öbür tarafta Beştepe Külliyesi’nde, sarayın sıcak odalarında 4-5 maaş alarak yaşayarak da var.

 

ÇAĞDAŞ HUKUKU BİR YANA BIRAKTILAR…

 

İki gün önce Gezi davası görüldü. O davada Osman Kavala da 4 yıldır tutuklu. Hakkında mahkeme olmadığı halde 4 yıldır cezaevinde. Gezi davasında, Osman Kavala davasında fail ceza hukuku uygulanıyor. Failin suç oluşturan bir eylemi yok ama muhalif olması sebebiyle cezaevinde. Çağdaş hukuku bir yana bıraktılar, fail ceza hukukunu uyguluyorlar. Bugün Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Madımak davası devam ediyor. Önümüzdeki hafta Çorlu’da Çorlu tren katliamı davası var. Çorlu’da, adalet rayların altında ezildi. Çünkü gerçek sorumlular sanık olarak yargılanmıyorlar. 27 Ocak’ta Ankara Çubuk’ta Genel Başkanımıza yönelik linç girişimi davası var. O davada da azmettirenler, perde arkasındakiler yargılanmıyor. 31 Ocak’ta Sakarya Hendek davası ve daha devam eden birçok dava… Maalesef bu davaları yaratan, bu memleketteki ağır ihmaller ve hukuk devleti olmayışımız.

 

BASIN İLAN KURUMU’NU SİLAH OLARAK KULLANAN BİR SARAY İKTİDARIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ…

 

Demokratik hukuk devleti basın özgürlüğü olmadan gerçekleşemez. Sözcü, Cumhuriyet, Birgün, Korkusuz, Evrensel gibi basın organları, gazeteler, ilan kesme cezasıyla susturulmak istendi. Basın İlan Kurumu’nu silah olarak kullanan bir saray iktidarıyla karşı karşıyayız. RTÜK belli televizyonlara, Halk TV’ye Fox’a, TELE 1’e, KRT’ye, Habertürk’e toplam 71 kez ceza verdi. Bunun bedeli 21 milyon 500 lira. Diğer taraftan diğer kanallarla ilgili 100 bin şikayet var. Ama bir tek ceza yok.

 

SARAYIN KORKUSU O KADAR BÜYÜK Kİ SOKAK RÖPORTAJLARINA BİLE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR…

 

O kadar gözleri döndü ki sokak röportajı yapan insanları dahil gözaltına aldılar. Sarayın duvarlar arasındaki korkusu o kadar büyük ki sokak röportajlarına tahammül edemiyorlar. Cumhurbaşkanına hakaret davaları tam trajikomik hal aldı. 2014’ten bugüne, cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla 160 bin soruşturma açıldı. Dünyada bunun örneği yok. 35 bin açılan dava ve çok acıdır ki bu davalarda yargılanan bin 107 çocuk. Cumhurbaşkanına hakaret dosyalarında bin 107 çocuk yargılandı.

 

6 PARTİ, ÇALIŞMALARIMIZI TAMAMLADIK…

 

Muhalefete, basına yönelik baskılar... Parti Meclisi üyelerimiz hakkında, genel başkan yardımcılarımız hakkında, il-ilçe başkanlarımız hakkında, kadın kolları, gençlik kolları yöneticilerimiz hakkında ifade özgürlüğü kapsamındaki onlarca, yüzlerce dava açıldı. Hiçbir dava, soruşturma, hiçbirimize bir santim dahi geri adım attıramayacak. İlk seçimde iktidar olacağız. Altı parti, çalışmalarımızı tamamladık. İktidar olduktan sonra Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı da yeni cumhurbaşkanı ve yeni Meclis, toplumsal uyuşmayla birlikte yeni anayasa değişikliğini millete sunacak.

 

BİR HIRSIZ HER ŞEYİ ÇALABİLİR AMA GERÇEĞİ ASLA ÇALAMAZ…

 

Bugün Türkiye’ye dayatılan bu ucube sistem, 83 milyonu uçuruma sürüklüyor. Bizim iktidarımızda bir tek umutsuzluk yasak olacak. Bugün maalesef umutsuzluk gençlerimizi intihara sürükleyen bir noktaya geldi. Bir hırsız her şeyi çalabilir ama özgür irademizi asla çalamaz. Gerçeği asla çalamaz.”

 

6 PARTİ TÜM TEMEL İLKELERDE UZLAŞTIK…

 

Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Muharrem Erkek, "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" önerisi üzerinde çalışan 6 muhalefet partisinin gerçekleştirdiği toplantılarda koltuk krizi yaşandığı, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ortak metne imza atmak istemediği iddialarına ise şu yanıtı verdi:

“Altı parti, dört aya yakın zaman çok ciddi bir çalışma gerçekleştirdik. Hiçbir genel başkanın derdi kendi partisi ve şahsıyla ilgili değil. Zaten ‘mesele Türkiye meselesi’ diyorlar. Bu sistem eşitliği, adaleti yok etti. Altı parti ortak mutabakat metnimizi tamamladık.  Dün akşam da TBMM'de son çalışmamızı gerçekleştirdik. Ortak mutabakat metnini genel başkanlarına sunduk. Sayın genel başkanlar en kısa zamanda bir araya gelecek, Türkiye kamuoyuna mesajları verecekler. Bu iddiaları biz de gazetelerden okuyoruz ve gülüyoruz. Altı parti tüm temel ilkelerinde uzlaştık. Bu metin, güçlendirilmiş parlamenter sistem için, yerel yönetimler için ilk seçimden sonra yürütülecek çalışmanın alt yapısı."

Haberi Kaynak Sitede Oku