ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Büyükateş; 'ÇEVRE VE DENİZİ KORUMA BİLİNCİ YAYGINLAŞTIRILMALI'

1 yıl önce eklendi 46 defa görüntülendi
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ’nın açıkladığı 'Marmara Denizini Koruma Eylem Planı’nı değerlendirdi. Müsilajın denizde bir habitat kaybı yaratabileceğini belirten Büyükateş, ilgili tüm birimlerin el ele vermesi gerektiğini söyledi. Büyükateş, halkın bireysel olarak da katkıda bulunulabileceğini vurgulayarak, “Biyolojik olarak parçalanabilen deterjanların kullanımının desteklenmesi, çevre ve denizi koruma bilincinin yaygınlaştırılarak farkındalığın artırılması önemlidir” dedi.   Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ortaklığında hazırlanan Marmara Denizi Koruma Eylem Planı 3 gün boyunca yapılan çalışmaların ardından 6 Haziran 2021, Pazar günü Kocaeli’nde gerçekleşti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından kamuoyuna açıklanan eylem planlarından 4’üncüsüne istinaden Kocaeli, İstanbul, Bursa, Tekirdağ, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale’de müsilaj temizleme çalışmaları başladı. Çanakkale’de de Yat Limanı’nda başlayan çalışmalara, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mehmet Cem Okyay, Çanakkale İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Tahsin Saruhan, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı SG. Kd. Bn. Ercan Oran, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Bekir Çelen katılım sağlamıştı. Geçtiğimiz gün gerçekleşen çalışmanın ilk gününde skimmer, vidanjör ve su pompaları ile çekilen müsilajın, varillere biriktirilmesi amaçlanmıştı. Çalışmalar kapsamında ilk gün Çanakkale Boğazı’ndan 20 tona kadar müsilaj çekildiği aktarılmıştı.   “BİR HABİTAT KAYBINDAN BAHSEDEBİLİRİZ” Çalışmalarına başlanan eylem planlarını değerlendiren Prof. Dr. Büyükateş, müsilajın uzun vadede habitat kaybı yaratabileceğini ve ekosistemde olumsuz etkileri gözlemlenebileceğini belirterek, “Su sıcaklığındaki artış, güneş ışınlarının miktarı, akıntı hareketleri gibi çevresel faktörler ve fitoplankton olarak isimlendirdiğimiz bitkisel organizmaların varlığı ile noktasal ve noktasal olmayan kirlilik kaynaklarının denize ulaşması aşırı alg çoğalmasına sebep olmakta. İnsan etkisi bu sebeplerden sadece birisi üzerinde etkilidir. Ekosistem tabanlı yaklaşımın önemi karşımıza çıkıyor. Kısa ve uzun vadeli çözüm önerileri değerlendirmeler açısından çok önemlidir. Örneğin, özellikle deniz dibinde birikimi uzun süreçli olduğundan sedimentteki organizmalar üzerine baskısı yoğundur. Midye, istiridye gibi çift kabuklu yumuşakçalar, süngerler, mercanlar ve deniz çayırlarının üzerini kaplayarak hem oksijen alışverişini hem de fotosentezi olumsuz etkiler, ölümlerine sebep olabilir. Bu organizmaları tüketen ve deniz çayırlarını beslenme, üreme ve barınma alanı olarak kullanan organizmalar da bu nedenle denizel sistemde bulunmayabilir. Dolayısıyla, bir habitat kaybından da bahsedebiliriz bu da uzun vadede besin zinciri ve biyolojik çeşitlilik üzerine olumsuz etkiler yaratabilir” dedi.   MÜSİLAJIN ARITILMADAN DEŞARJ EDİLMEMESİ GEREKİYOR Müsilajın uzun vade etkilerinin ardından kısa vadede alınabilecek çözüm yöntemlerini aktaran Büyükateş, “Kısa vadede, evsel, endüstriyel ve kanalizasyon atıkları gibi noktasal kaynaklı denizi kirletici etmenlerin ortama arıtılmadan deşarj edilmesi ortamın taşıma kapasitesini azaltır. Bu nedenlerle bu tür faaliyetlerden kaçınmak gereklidir. Uzun vadede ise havza yönetimi, hem birer biyolojik arıtma sistemi hem de birçok canlı için barınma, beslenme ve üreme alanı olarak görev yapan sulak alanların korunması, aşırı avcılık üzerine çözümler, kıyı erozyonunun önlenmesi, habitat kaybının engellenmesi, yağmur suyu ve evsel-kanalizasyon atık deşarjının ayrılması, doğal balıkçılıktan çok temiz balık yetiştiriciliğinin desteklenmesi kurumsal olarak Belediyeler, ilgili Bakanlıklar, STK’lar, meslek örgütleri, bilim insanlarının el birliği ile çalışmasıyla düzenlenebilir. Yanı sıra tarımsal araziler gibi noktasal olmayan kaynaklardan gelebilecek kirlilik yükünü bertaraf etmek üzerine planlamalar yapılması, Müsilaj oluşumunun çevreye verdiği etki ve değişimlerin belirlenmesi amacıyla özellikle sorun yaşanan bölgelerde biyolojik, hidrolojik ve ekolojik parametrelerin sürekli bir şekilde izlenmesi, kayıt altında tutulması amacıyla bir ‘izleme sistemi’ oluşturulması önemlidir. Bireysel olarak da özellikle katı atık yönetiminde halkın katkısı, biyolojik olarak parçalanabilen deterjanların kullanımının desteklenmesi, çevre ve denizi koruma bilincinin yaygınlaştırılarak farkındalığın artırılması önemlidir” ifadelerini kullandı.   “TEMİZLENMESİ MÜMKÜN OLABİLİR Mİ BUNUN DENEMESİNİ YAPIYORUZ” Ayrıca, Çanakkale Yat Limanında gerçekleşen temizleme çalışmasına katılan Başkan Gökhan, “Müsilaj, burayı kaplamış durumda ve ‘burayı acaba temizleyebilir miyiz, yüzeyde birikmiş olan salya denilen planktonların temizlenmesi mümkün olabilir mi?’ bunun denemesini yapıyoruz. Burada çıkan atıkların nasıl bertaraf edileceği konusunda fikir alışverişinde bulunuyoruz çünkü her atık her yere atılmaz. Bunun bir standardı vardır. Şu an itibariyle ‘deniz yüzeyini temizleyebilir miyiz?’ diye çalışıyoruz. Bunu büyük temizlik gemileriyle komple yapmak ve günlerce çalışmak lazım” ifadelerini kullanmıştı.     Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açıklanan eylem planları ise şu şekilde sıralandı:   “EYLEM 1.  Marmara bölgesinde kirliliğin azaltılması ve izleme çalışmalarının yürütülmesi amacıyla; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ilgili kurum ve kuruluşlar, üniversiteler, sanayi odaları ve STK’lardan müteşekkil Koordinasyon Kurulu; Marmara Belediyeler Birliği bünyesinde ise Bilim ve Teknik Kurulu oluşturulacak. EYLEM 2.  Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planı üç ay içerisinde hazırlanarak çalışmalar bu plan çerçevesinde yürütülecek. EYLEM 3.  Marmara Denizi’nin tamamını koruma alanı olarak belirleme çalışmaları başlatılacak, 2021 yılı sonuna kadar tamamlanacak. EYLEM 4.  Acil müdahale kapsamında 8 Haziran 2021 tarihinden itibaren, 7/24 esasıyla, Marmara Denizi’ndeki müsilajın bilimsel temelli yöntemlerle tamamen temizlenmesine yönelik çalışmalar başlatılacak. EYLEM 5.  Bölgede bulunan mevcut atıksu arıtma tesislerinin tamamı ileri biyolojik arıtma tesisine dönüştürülecek. Atıksuların ileri biyolojik arıtım yapılmaksızın Marmara Denizi’ne deşarjını engelleyici hedefler doğrultusunda çalışmalar yürütülecek. EYLEM 6.  Marmara Denizi’ne deşarj yapan atıksu arıtma tesislerinin deşarj standartları 3 ay içerisinde güncellenerek hayata geçirilecek.  EYLEM 7.  Arıtılmış atıksuların mümkün olan her yerde yeniden kullanımı artırılacak, desteklenecek. Temiz üretim teknikleri uygulanacak. EYLEM 8.  Atıksu arıtma tesislerini gerektiği gibi işletmeyen OSB’lerin rehabilitasyon ve iyileştirme çalışmalarıyla ileri arıtma teknolojilerine geçişi hızlandırılacak. EYLEM 9.  Atıksu arıtma tesislerinin yapımı ve işletilmesini çok daha kolay hale getirmek için kamu-özel sektör işbirliği modelleri hayata geçirilecek. EYLEM 10.  Marmara Denizi’ne gemilerin atıksularının boşaltılmasının önlenmesine yönelik üç ay içerisinde düzenleme yapılacak. EYLEM 11.  Tersanelerde temiz üretim teknikleri yaygınlaştırılacak. EYLEM 12.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından yapılan çalışmalar çerçevesinde; alıcı ortama deşarj yapan atıksu arıtma tesislerinin tamamı 7/24 online izlenecek. Marmara Denizi’ndeki 91 izleme noktası 150’ye çıkarılacak. Türkiye Çevre Ajansı eliyle, Marmara Denizi ile ilişkili tüm havzalardaki denetimler uzaktan algılama, uydu ve erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları ve radar sistemleri kullanılarak artırılacak. EYLEM 13.  Marmara Denizi kıyılarını kapsayacak şekilde Bölgesel Atık Yönetimi Eylem Planı ve Deniz Çöpleri Eylem Planı üç ay içerisinde hazırlanarak uygulamaya konulacak. EYLEM 14.  İyi tarım ve organik tarım uygulamaları ile basınçlı ve damlama sulama sistemleri yaygınlaştırılacaktır. EYLEM 15 . Marmara Denizi’yle ilişkili havzalarda, dere yataklarına yapay sulak alanlar ve tampon bölgeler oluşturularak kirliliğin denize ulaşması önlenecektir. EYLEM 16.  Zeytin karasuyu ve peynir altısuyu kaynaklı kirliliğin önlenmesi için, atık su azaltımını gerçekleştirecek teknolojik dönüşümler sağlanacaktır. EYLEM 17.  Fosfor ve yüzey aktif madde içeren temizlik malzemelerinin kullanımı aşamalı olarak azaltılacaktır. Organik temizlik ürünleri teşvik edilecektir. EYLEM 18.  Marmara Denizi’mizdeki tüm hayalet ağlar 1 yıl içerisinde temizlenecek. EYLEM 19.  Balıkçılık faaliyetlerinin ekosistem temelli yapılması sağlanacak, koruma alanları geliştirilecek. EYLEM 20.  Müsilaj nedeniyle zarar gören balıkçılara ekonomik destek sağlanacaktır. EYLEM 21.  Deniz kirliliğinin önlenmesi ve vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yapılarak, kamuoyunun bilgilendirecek bir platform oluşturulacak. EYLEM 22.  Soğutma suları ve termal tesislerden oluşan sıcak suların Marmara Denizine etkilerinin azaltılmasına yönelik tedbirler alınacak.”   Sevi Gözay UĞURLU  
Haberi Kaynak Sitede Oku